Sascha

Sascha

24 Mart 2015 Salı

Köpekler mi zor, yoksa işi bizler mi zorlaştırıyoruz?



 "ZOR"
Bana göre "Zor" kelimesinin tanımı, kişilerin kendi şartlarında, başa çıkılması ve kontrol edilmesi kolay olmayan durumları yaratmasıdır. Kişilerin yetenekleri ve imkanları, onlara farklı, zayıf ya da güçlü noktalar sunduğundan, "zor" kesinlikle kişiye özel bir kavramdır. Eğer köpekle yaşam üzerine  konuşacak olursak; insanlar köpekleriyle yaşamlarını paylaşırken, genel olarak ne gibi zorluklar ile karşılaşır bunları analiz etmek gerekir. Köpeklerimizle olan birebir ilişkimiz, ırkın kalıtsal davranış mirası, çevresel faktörler, bizim ona takındığımız davranış şeklimiz, aile üyelerinin tutarlılığı, köpeğimizin kolay ya da zor olması olasılığının, tek tek yada ortaklaşa sebebi olabilir.
Köpeklerimizle olan ilişkimizin sağlıklı bir temel üzerine oturabilmesi için, ailenize ihtiyaçları ve öncelikleri olan  bir üyenin katıldığını kabul etmeniz gereklidir. Köpekler sürü hayvanı olduklarından, roller, beklentiler, kurallar ve düzenin kesin çizgilerle sınırlanmış olması şarttır. Ailenin bu yeni üyesine, kesintisiz, düzenli aynı zamanda tutarlı bir şekilde zaman ayrılması gereklidir.
Köpeğinize ayırmanız gereken zamanın, bilinçsiz ve isteksizce verilmesi pek çok soruna sebep olabilir. Köpeğinize ayırdığınız zamanın kalitesi çok önemlidir. Site çevresinde bir saatlik keyifsiz bir yürüyüş yapmak yerine, yarım saatlik oyun ve eğitim aktivitesi, aranızdaki bağın daha sağlam olmasını sağlayacaktır. Köpeğiniz, ondan uzakta iken kendine farklı bir iş yaratması çok olası bir durumdur. Uluma yada havlama problemleri yaşanabilir. Stres nedeni ile koltuklarınızı, dolabınızı hatta sehpalarınızı kemirebilir! Doğasında olan sürü içgüdüsü sebebi ile yalnız kaldığında sürüyü çağırma davranışına yönelmesi gayet normaldir. Sürüsünün onu terk etmediğinin bilincinde olması gerekir ve daha bebeklik döneminden yalnız kalma çalışmaları yapılması çok önemlidir. Ona  kaliteli ve yol gösterici birlikteliği sağlamak ve kendine yetebilmeyi öğretmek bizim sorumluluğumuzdur. Aksi halde köpeğiniz inisiyatifi ele alacak, yöntemlerini içgüdüsel olarak kendi belirleyerek, sorumluluğu kendi alacaktır ki, bu yoğun olarak karşılaşılan bir durumdur ve sorunların ana kaynaklarından biridir.
Köpekler kemirmekten keyif alırlar. Köpekler aklınıza gelebilecek her şeyi kemirme kapasitesine sahiptir. En sevdiğiniz ayakkabınızı kemirmesindense, bu amaca uygun interaktif oyuncaklar edinmeniz büyük fayda sağlar. İçinde bulunduğu durumun stresini büyük ölçüde hafifletmeye yardımcı olabilir. Kauçuktan yapılmış bu oyuncakların (KONG) içine sevdiği yiyecekleri  koyabileceğiniz genişçe bir delik vardır. Köpeğiniz gün içinde bu yiyecek parçalarını dışarı çıkarmaya çalışarak, sizin olmadığınız zamanlarda keyifli ve kaliteli bir şekilde vakit geçirebilir.
Köpeğinizi doğru zamanda ve doğru şekilde sosyalleştirmezseniz bedeli her iki taraf için de çok ağır olacaktır. Köpekte sosyalleşme dönemi sanıldığı aksine çok kısa bir dönemdir ve tabiri caiz ise o dönemde açık kalan bir penceredir. Bu dönem annesinin yanında gözleri açılıp görmeye başladığı anda başlar ve 4. ayın sonunda tamamen kapanır. Bu aydan sonra yapılacak her çalışma, davranış terapisi ve modifikasyonu olacaktır. Sosyalleşme penceresi kapandıktan sonra yapılacak çalışmalarda ancak durumu kabullenmeyi öğrenecektir. Garantisi de yoktur. Sosyalleşme penceresi açıkken bu durumların üstesinden gelmek onun için çok daha kolay olacaktır. Sosyalleşmeyi de yanlış anlamamak gerekir. Bir köpeğin sadece insan ya da diğer köpeklere saldırgan davranış göstermemesi tamamen sosyal olduğunu göstermez, şehir hayatında karşılaşabileceği her türlü zorluk ile karşılaştırılmalı ve bu durumlara hazır hale getirilmelidir. Gök gürültüsünden havai fişeğe, kedi ve kuş gibi canlılara tepki göstermemesine, yaşlı, çocuk, bastonlu, sakat arabalı, şemsiyeli, şapkalı, üniformalı her türlü canlı cansız materyale ve sese tepki vermemesi çalışılmalı ve tepkisiz kalması sağlanmalıdır...
Köpeğinizin fiziksel, psikolojik gereksinimlerinin ve sorumluluğunun bilincinde değilseniz sizin için büyük bir yük olacaktır. Köpekler interaktif ve düşünen canlılardır ve çoğu durumda bizlere bağımlıdır. Köpekler rutinden ve düzenden hoşlanırlar ve kuralları kesin olan ailelerde daha mutlu olurlar. Kimi ırkların günlük olarak taranması, uzayan tırnaklarının kesilmesi, bazı ırklar için düzenli deri bakımı yapılması, tuvalet için düzenli çıkarmalar, özellikle çoban ırkları için düzenli mental ve fiziksel egzersiz gereklidir, “hatta kısırlaştırmadığınız köpeğinizin hormonlarından dolayı yaşadığı stres”; bunların tamamı köpek sahibi olarak bizim sorumluluğumuzdur ve inanın bu sorumluluktan kaçmak hayatı hem köpeğiniz hem de sizin için inanılmaz derecede zorlaştıracaktır.

Görüldüğü üzere “ZOR” olan aslında köpek değil, durumu hem “O” hem kendimiz için zorlaştıran bizleriz. Eğer üzerinize düşen görevleri yapmayacaksanız, köpek sahibi olmayı tekrar düşünmenizde fayda var derim. Köpek aldığınızda bir can, bir yoldaş aldığınızı ve ona bir ömür söz verdiğinizi unutmayın, sorumsuzluğumuz, egolarımız, yeterince vakit ayırmamamız sebebi ile her yıl yüzlerce köpek sokaklarda, ormanlarda, en kötüsü de toplama kampı benzeri barınaklarda yaşamak zorunda kalıyor, buna hakkımız yok!
Ahmet Okay
24 Mart 2015





MUTİ' Bey