Sascha

Sascha

7 Nisan 2015 Salı

YENİ BİR KÖPEKLE YAŞAMAK

Tebrikler, almış olduğunuz yavru ile sizden farklı bir canlının dünyasına adım atmış bulunmaktasınız.Bu yazı ile yavru köpeğinizin herhangi bir travma yaşamadan siz ve evinize nasıl adapte olacağı ile ve bu adaptasyon sağlanırken, siz evdeki diğer kişiler, bebek ve diğer canlılar ile tanışmasını en olumlu şekilde sağlayarak doğru ve güzel bir geçiş yapmasını sağlamak arzusundayım.Bu yazıyı Gwen Beyley'in kitabındaki bir pasajdan derleyerek ve kendi tecrübelerimi de ekleyerek oluşturdum umarım yardımcı olur. 

İLK ADIMLAR

İlk izlenimler gerçekten önemlidir. Bu yüzden yeni yavruyu çocuklarınızla, diğer köpeklerinizle ve diğer hayvanlarla tanıştırırken özen göstermeniz gerekir. Eve yeni bir köpeğin gelmesi, özellikle de evde çocuklar varsa oldukça heyecan yaratır. Bu heyecanı mümkün olduğunca yatıştırmaya çalışın ve ilk karşılaşma anlarını çok uzun tutmayın. Kısa bir süre sonra evin diğer sakinlerinin ilgisini başka yöne çekerek, ilk karşılaşma biter bitmez köpeğinize çevreyi keşfetme fırsatını ve heyecanını tanıyın.

Çocuklar

Özellikle küçük çocuğunuz varsa, yavru köpeğin kucağa alınmaması kuralını benimsetmeniz yararlı olacaktır. Bu kural köpeğin çocuklarınızı arkadaş gibi görmesini ve onlarla birlikte olmaktan zevk almasını sağlayacaktır. Eğer çocuklar köpeğin ayaklarından tutup kaldırarak, desteksiz bir pozisyonda havaya kaldırırlarsa köpeğiniz bunu öğrenemez.

Başka bir köpeğiniz varsa, onların birbirlerini yavaş yavaş ve tarafsız bir alanda tanımaları için fırsat yaratın.

Kural olarak öğretmeniz gereken bir diğer şey de, köpeğiniz uyurken rahatsız edilmemesi gerektiğidir. Çocuklarınızın köpeğinize yeni bir oyuncak gibi davranmasına göz yumarsanız, köpeğiniz yorgun ve huzursuz bir köpek olarak yetişir. Köpeğinizi eve getirdiğiniz zaman çocuklarınız için de yeni bir oyun ya da oyuncak satın almanız, onların ilgisini yeni oyuncağa çekmenize yardımcı olarak, köpeğinize de rahat hareket edebilmesi için gereken yeri temin edebilir. İlk birkaç günden sonra yavru köpek çocuklar için yeni olma değerini kaybedecek ve çocuklar da yeni arkadaşlarının etrafta olmasına alışmış olacaklardır.

Diğer Köpekler

Evinizde başka bir köpek besliyorsanız, yeni köpeğinizi onunla tanıştırmak için en iyi yol evden uzakta, dışarıda bir yürüyüş esnasında tanıştırmaktır. Arabada giderken köpekleri birbirlerinden ayrı tutun. Onları eski köpeğinizin bilmediği ve başka köpeklerin de olmadığı (çünkü yeni köpeğinizin aşıları henüz yeterince koruyucu değildir) değişik bir yere götürün. Birbirlerini incelemelerine izin verin. Çok fazla müdahale etmemeye çalışın ama her ikisi de durumdan hoşnut gözükmüyorsa, başka bir yere doğru yönelerek ilgilerini oraya çekin. Eski köpeğiniz çevrede gördüğü yeni şeyler ve kokularla ilgilenecek ve büyük olasılıkla yeni köpeğe odaklanmayacaktır.
Eve döndüğünüzde, aynı prosedürü yeni köpeğinizi önden alarak bahçenizde tekrarlayın. Sonra önce yeni köpeğinizi eve sokun, ardından diğer köpeğinizi. Önceden etrafta kemik, oyuncak, mama kapları, yatak ve örtü varsa kaldırın. Köpeklerin heyecanını en az seviyede tutmaya ve fazla müdahale etmemeye çalışın. Eski köpeğinizin yeni köpeğinize saldırmasından korkarsanız, onu bir oyun kafesine ya da ev kulübesine koyarak, iki köpeğin birbirlerini güvenli bir şekilde incelemelerini sağlayabilirsiniz. Köpekler arasındaki saldırganlık genellikle büyük köpeğin diğer köpeğin ayaklarının etrafında dolaşmasından korkmasından kaynaklanır.

Köpekler sakinleştiğinde, yatak ve örtüleri yerine koyun; ancak kemik ve oyuncakları birkaç gün daha ortalıktan kaldırın. Eski köpeğinize yeni köpek gelmeden önce gösterdiğinizden daha çok ilgi ve sevgi gösterin ve çocuklarınıza da böyle yapmalarını öğütleyin.



Kediler

Çok genç köpeklerle kedilerin ilk kez karşılaşması genellikle sorunsuz gerçekleşir. Köpeğinizi erişkin bir kediyle ilk kez karşılaştırdığınızda kediyi değil, köpeğinizi kontrol edin. Eğer savunmacı bir kediniz varsa, büyük olasılıkla tanışmaya köpeğinize tıslayarak başlar ve köpek de geri çekilir. Kediniz köpekten kaçacak gibiyse, köpeğin ilgisini başka yöne çekmeye hazır olun ki, bir kovalamaca başlamasın. Köpeğinize kedilerin kovalanmayacağını öğretin. İlk karşılaşmada, kediniz yerine köpeğinizi kontrol ederseniz gayet iyi geçer. Köpeğinizin kediyi hiçbir şekilde kovalamayacağından emin olun. Kediniz köpeğin varlığına alışıncaya ve köpek kediyi kovalamaması gerektiğini anlayıncaya dek köpeğinizi kontrol altında tutun. Onlara göz kulak olmak için yanlarında olmayacağınız zamanlarda da, köpeğinizi oyun kafesinde tutun. Böylece kedi bu alandan uzak durabilir.
Problemler genellikle daha sonraları, köpek kendini daha güvende hissetmeye başladığında ortaya çıkar. Köpek sık sık kediye doğru zıplayarak, bu hareketin onu koşturduğunu öğrenecektir. Köpeğinizin bunu yapmaya başladığını gördüğünüzde, onu durdurun ve alternatif olarak oyuncak kullanarak onu başka bir oyuna davet edin.
Böyle davranarak, ona kedilerin oyun oynamak için olmadığını, tüm oyunları insanlarla oynayacağını öğretmiş olursunuz. Eğer gerekiyorsa, köpeğinizin tasmasına bir ip bağlayın ve kediyi kovalamaya başlayacağını gördüğünüz anda, ipin üzerine ayağınızla basarak bunu yapmasını engelleyin. Sonra da bir oyuncak kullanarak ilgisini başka bir yöne çekin.

Unutmayın köpekler ilişkilendirme yolu ile öğrenir, ilk izlenimlerde ne kadar iyi ve olumlu duygularla ayrılırlar ise ileriki dönemde karşılaşacağı zorlukları daha kolay atlatırlar.


Gwen Bailey'in The Perfect Pupy kitabındaki bir pasajdan derlenmiştir.


Ahmet Okay

6 Nisan 2015 Pazartesi

Kısırlaştırmanın yararları ve davranışlar üzerindeki etkileri.

         


Yazıma Veteriner hekim Bruce Fogle’ın bir pasajı ile başlamak isterim.


" Seksüel aktivitenin sonucu olan üreme çoğu köpek için söz konusu değildir, ama bunun karşılanmaması sosyal sorunlara ve zarar verici davranışlara yol açar. Kısırlaştırma hem köpek, hem de sahiplerinin hayatlarını kolaylaştırır. Kısırlaştırılmış dişi köpekler bundan sonra yılda 2 kez gerçekleşen kızışma mevsimlerini, veya istenmeyen gebelikleri yaşamazlar ve hormon üretimi ile ilgili huy değişikliklerinden kurtulurlar. Kısırlaştırılmış erkek köpekler başıboş dolaşmaya daha az eğilimlidir daha sorumlu davranırlar, diğer erkeklere koku mesajı bırakmak için değil, sadece mesaneleri dolu olduğu için tuvaletlerini yaparlar. Ortamlarını koruma davranışını sürdürmelerine karşın, kısırlaştırılmış erkek köpekler diğer erkek köpeklere karşı daha az saldırgan davranış gösterirler."


Bu konudaki kendi gözlemlerime gelir isek, kısırlaştırılmamış köpeklerdeki istenmeyen davranışları şöyle sıralayabiliriz. İnsanlara yada diğer köpeklere karşı gösterilen çiftleşme davranışları, erkek yada dişinin çiftleşmek için evden kaçması, dişi köpek yüzünden diğer erkeklerin birbirleri ile kavga etmesi, erkek köpeğin evi işaretlemesi, dişi köpeğin dönemi yaklaştığında ya da dönemi boyunca ev içerisine çişini kaçırması, erkek köpeğin işaretleme için yürüyüş sırasında sürekli durup, yön değiştirmeye zorlaması ya da o yöne doğru sizi çekiştirerek adeta sürüklemesi gibi problemler sıklıkla yaşanmaktadır, bu problemler itaat sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Özellikle erkek köpeklerde sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri ise  10. aylarında testesteron seviyesi en yüksek seviyededir bu da diğer erkek köpeklerin yavrudaki yüksek testesteron seviyesinden dolayı, bu köpeği cezalandırmalarına sebep olabilir; daha sonrasında karşılaştıkları saldırı sebebi ile, ona saldıran köpeğin ırkından dolayı, o ırka karşın agresif tepkiler göstermesi olasıdır. Özellikle erkek köpek sahiplerinin bu dönemde daha dikkatli olmasını öneririm.
Genelleme yapamayız ama, kısırlaştırmanın bu konular üzerinde çözüm sağlama ihtimali yüksektir.


Bu konuda yapılan istatistiklerin sonuçlarına gelir isek eğitmen akademisinden aldığım notlarda şöyle gözükmekte


Başıboş dolaşma %90 oranında azalma
Eve işaretleme, işaretleme yapmak için duraklamalar ve çekiştirmelerde %50-60 oranında azalma
İnsan ve köpeklere karşı sergilediği çiftleşme davranışı  konusunda %50-60 oranında azalma
Dişi sebebi ile çıkan kavgalarda %50-60 oranında azalma tespit edilmiş. Bu yüzdeler verilen tutarlı ve doğru yönlendirici bir eğitimle  daha da yükseğe çıkartılabilmektedir.


Özellikle spor köpeklerinin kısılaştırıldıklarında dikkatlerini çok daha iyi topladıkları görülmüştür. Hormonların tetiklememesi dolayısı ile de itaatlerinin çok daha yükseldiği ise kesinlikle inkar edilemez.

Bir de işin sağlık yönü var ki bu konuda mutlaka veteriner hekimlerinizle görüşmenizi tavsiye ederim, çeşitli sağlık problemlerinin önlenmesine de katkıda bulunacaktır.


Ahmet Okay

3 Nisan 2015 Cuma

Köpeklerde sosyallizasyon dönemi



“SOSYALİZASYON”

Bu dönem belki de köpeklerin tüm yaşamını etkileyecek, kısacık bir zaman dilimidir, aynı zamanda ilk korku evresi denilen dönemi de kapsar. Evvelki yazımda da bahsettiğim gibi, bu dönem bana göre  annesinin yanında, gözleri ilk açıldığı andan itibaren başlamakta ve 4. ayın sonunda sona ermektedir; bu dönemin başlangıcı hakkında bir çok eğitmen ve davranışçı farklı şeyler düşünse de bitiş döneminde hemfikirlerdir. Sosyalleşme penceresi 4. ayın sonunda kapanır; köpeğinizin sosyalizasyonu için, bu dönemin sonuna kadar her iki tarafı da gerçekten sıkı bir çalışma beklemektedir.

Sosyalleşme penceresinin açık olduğu bu dönemde, doğru şekilde tanıştırıldıkları sesler, durumlar, objeler ve farklı insanlar (çocuk, kadın, handikaplı kişiler, yaşlılar, üniformalı, bastonlu, şemsiyeli, çantalı kişiler gibi: örnekler çoğaltılabilir) yaşamlarının doğal akışının parçaları olacaktır. Bu dönemde karşılaşacakları her durum, obje  ve tanışmalarda, iyi duygular ile ayrılmalarını sağlamak ilk görevimiz olmalıdır.
Bu dönem de yapılacak çalışmalar, korkutulmadan ve zorlama olmadan yapılmalı gelecekte karşılaşacağı durumlara olumlu bir şekilde hazırlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki kopeklerde karakterlerinin oturduğu 18 ila 24 üncü aylardan sonra, soyalleşme dönemi boyunca edindikleri kötü tecrübeler yavaş yavaş etkilerini göstererek karakterlerine yansımaya başlayacaktır.Doğru sosyelleşme sağlayamamış bir köpek 2 yaş sonrası insanlara ya da hemcinslerine agresyon göstermeye başlayabilir, ya da yersiz şekilde aşırı korku duyabilir,.Bu durumların genel sebebi erken dönemde yaşadıkları kötü tecrübelerin sonucu olarak ortaya çıkan durumlardır…

Bence bu konuda en büyük sorumluluk üreticinin olmalıdır, köpekler daha emerken çok düşük volümde çeşitli seslere alıştırılmaya başlanmalıdır gök gürültüsü, çeşitli araç, makina ve iş makinası sesleri, silah sesleri, bağıran insan ve ağlayan bebek sesleri, motor sesleri, siren, vapur düdüğü, tren sesleri, çeşitli anons sesleri, helikopter pervanesi, motosiklet sesleri, bahçe makinaları sesleri, kurutma makinası ve elektrik süpürgesi gibi sesler kaydedilmiş bir cd özellikle şehir yaşamındaki seslere alışması açısından büyük önem taşmaktadır. Bu sesleri dinletirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, sesler en düşük volümden başlayarak zaman içerisinde ses seviyesinin kademeli olarak artırılması yavaş yavaş normal ses düzeyine, hatta sonrasında normal ses düzeyinin üzerine çıkartılarak bu seslere tamamen alıştırılması gerekir. Asla yavruların korkabileceği yükseklikte sesle başlanmamalıdır.

Sosyal yaşam becerilerinin artması için izlenecek yol ise şöyle olmalıdır, iyi huylu olduğundan emin olduğunuz çeşitli ırk, boy ve yaşta olabildiğince fazla köpekle tanıştırılmalı, olumlu davranışlar anında ödüllendirilmelidir. Unutmayın köpeğinizin sosyal olması bütün köpeklerle oynaması demek değildir, tanışma anında doğru davranışlar sergilemesi ve uyumlu davranışlar göstermesi çok daha önemlidir, bu konuda köpeğinizi destekleyip ödüllendirmeniz köpeğinizin çok daha dengeli davranışlar sunmasını sağlar. İnsanlarla tanıştırılırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri ise, ürkmemesi açısından önce o kendi isteği ile tanışacağı kişilere gitmeli, tanıştığı kişi yumuşak ve sevecen sesler çıkarırken köpeğin çene altı ve göğsünden sevmelidir, yukarıdan gelen el köpeğin görüşü dışından olacağı için köpeğin ürkmesine sebep olabilir.Yavrular olabildiğince çok ve çeşitli insan ile tanıştırılmalıdır, yaşlılar, çeşitli yaşlarda çocuklar, handikaplı insanlar, sakat arabalı, bastonlu, şemsiyeli, çantalı insanlar gibi. Çeşitli durumlarla da olumlu şekilde tanıştırılmalıdır, nehir ve otoyol üzerindeki köprüler, trafik olan bölgelerin kaldırımlarında yapılacak çalışmalar, mazgal, merdiven ,tünel gibi geçişlere alıştırılmalı ve bütün çalışmalar köpeğin beyninde olumlu düşünceler oluşması sağlanarak sonlandırılmalıdır. Çalışmalar acele edilmeden, sabırla ama mutlaka ve mutlaka ödüllerle desteklenmelidir. Yaşamının ileriki dönemlerinde, dengeli, köpeklere ve insanlara karşı sabırlı,  kolay dostluk kurabilen, kendine güvenen bir köpekle ömür boyu güzel bir hayat geçirmek hayal değil diye düşünmekteyim.







24 Mart 2015 Salı

Köpekler mi zor, yoksa işi bizler mi zorlaştırıyoruz?



 "ZOR"
Bana göre "Zor" kelimesinin tanımı, kişilerin kendi şartlarında, başa çıkılması ve kontrol edilmesi kolay olmayan durumları yaratmasıdır. Kişilerin yetenekleri ve imkanları, onlara farklı, zayıf ya da güçlü noktalar sunduğundan, "zor" kesinlikle kişiye özel bir kavramdır. Eğer köpekle yaşam üzerine  konuşacak olursak; insanlar köpekleriyle yaşamlarını paylaşırken, genel olarak ne gibi zorluklar ile karşılaşır bunları analiz etmek gerekir. Köpeklerimizle olan birebir ilişkimiz, ırkın kalıtsal davranış mirası, çevresel faktörler, bizim ona takındığımız davranış şeklimiz, aile üyelerinin tutarlılığı, köpeğimizin kolay ya da zor olması olasılığının, tek tek yada ortaklaşa sebebi olabilir.
Köpeklerimizle olan ilişkimizin sağlıklı bir temel üzerine oturabilmesi için, ailenize ihtiyaçları ve öncelikleri olan  bir üyenin katıldığını kabul etmeniz gereklidir. Köpekler sürü hayvanı olduklarından, roller, beklentiler, kurallar ve düzenin kesin çizgilerle sınırlanmış olması şarttır. Ailenin bu yeni üyesine, kesintisiz, düzenli aynı zamanda tutarlı bir şekilde zaman ayrılması gereklidir.
Köpeğinize ayırmanız gereken zamanın, bilinçsiz ve isteksizce verilmesi pek çok soruna sebep olabilir. Köpeğinize ayırdığınız zamanın kalitesi çok önemlidir. Site çevresinde bir saatlik keyifsiz bir yürüyüş yapmak yerine, yarım saatlik oyun ve eğitim aktivitesi, aranızdaki bağın daha sağlam olmasını sağlayacaktır. Köpeğiniz, ondan uzakta iken kendine farklı bir iş yaratması çok olası bir durumdur. Uluma yada havlama problemleri yaşanabilir. Stres nedeni ile koltuklarınızı, dolabınızı hatta sehpalarınızı kemirebilir! Doğasında olan sürü içgüdüsü sebebi ile yalnız kaldığında sürüyü çağırma davranışına yönelmesi gayet normaldir. Sürüsünün onu terk etmediğinin bilincinde olması gerekir ve daha bebeklik döneminden yalnız kalma çalışmaları yapılması çok önemlidir. Ona  kaliteli ve yol gösterici birlikteliği sağlamak ve kendine yetebilmeyi öğretmek bizim sorumluluğumuzdur. Aksi halde köpeğiniz inisiyatifi ele alacak, yöntemlerini içgüdüsel olarak kendi belirleyerek, sorumluluğu kendi alacaktır ki, bu yoğun olarak karşılaşılan bir durumdur ve sorunların ana kaynaklarından biridir.
Köpekler kemirmekten keyif alırlar. Köpekler aklınıza gelebilecek her şeyi kemirme kapasitesine sahiptir. En sevdiğiniz ayakkabınızı kemirmesindense, bu amaca uygun interaktif oyuncaklar edinmeniz büyük fayda sağlar. İçinde bulunduğu durumun stresini büyük ölçüde hafifletmeye yardımcı olabilir. Kauçuktan yapılmış bu oyuncakların (KONG) içine sevdiği yiyecekleri  koyabileceğiniz genişçe bir delik vardır. Köpeğiniz gün içinde bu yiyecek parçalarını dışarı çıkarmaya çalışarak, sizin olmadığınız zamanlarda keyifli ve kaliteli bir şekilde vakit geçirebilir.
Köpeğinizi doğru zamanda ve doğru şekilde sosyalleştirmezseniz bedeli her iki taraf için de çok ağır olacaktır. Köpekte sosyalleşme dönemi sanıldığı aksine çok kısa bir dönemdir ve tabiri caiz ise o dönemde açık kalan bir penceredir. Bu dönem annesinin yanında gözleri açılıp görmeye başladığı anda başlar ve 4. ayın sonunda tamamen kapanır. Bu aydan sonra yapılacak her çalışma, davranış terapisi ve modifikasyonu olacaktır. Sosyalleşme penceresi kapandıktan sonra yapılacak çalışmalarda ancak durumu kabullenmeyi öğrenecektir. Garantisi de yoktur. Sosyalleşme penceresi açıkken bu durumların üstesinden gelmek onun için çok daha kolay olacaktır. Sosyalleşmeyi de yanlış anlamamak gerekir. Bir köpeğin sadece insan ya da diğer köpeklere saldırgan davranış göstermemesi tamamen sosyal olduğunu göstermez, şehir hayatında karşılaşabileceği her türlü zorluk ile karşılaştırılmalı ve bu durumlara hazır hale getirilmelidir. Gök gürültüsünden havai fişeğe, kedi ve kuş gibi canlılara tepki göstermemesine, yaşlı, çocuk, bastonlu, sakat arabalı, şemsiyeli, şapkalı, üniformalı her türlü canlı cansız materyale ve sese tepki vermemesi çalışılmalı ve tepkisiz kalması sağlanmalıdır...
Köpeğinizin fiziksel, psikolojik gereksinimlerinin ve sorumluluğunun bilincinde değilseniz sizin için büyük bir yük olacaktır. Köpekler interaktif ve düşünen canlılardır ve çoğu durumda bizlere bağımlıdır. Köpekler rutinden ve düzenden hoşlanırlar ve kuralları kesin olan ailelerde daha mutlu olurlar. Kimi ırkların günlük olarak taranması, uzayan tırnaklarının kesilmesi, bazı ırklar için düzenli deri bakımı yapılması, tuvalet için düzenli çıkarmalar, özellikle çoban ırkları için düzenli mental ve fiziksel egzersiz gereklidir, “hatta kısırlaştırmadığınız köpeğinizin hormonlarından dolayı yaşadığı stres”; bunların tamamı köpek sahibi olarak bizim sorumluluğumuzdur ve inanın bu sorumluluktan kaçmak hayatı hem köpeğiniz hem de sizin için inanılmaz derecede zorlaştıracaktır.

Görüldüğü üzere “ZOR” olan aslında köpek değil, durumu hem “O” hem kendimiz için zorlaştıran bizleriz. Eğer üzerinize düşen görevleri yapmayacaksanız, köpek sahibi olmayı tekrar düşünmenizde fayda var derim. Köpek aldığınızda bir can, bir yoldaş aldığınızı ve ona bir ömür söz verdiğinizi unutmayın, sorumsuzluğumuz, egolarımız, yeterince vakit ayırmamamız sebebi ile her yıl yüzlerce köpek sokaklarda, ormanlarda, en kötüsü de toplama kampı benzeri barınaklarda yaşamak zorunda kalıyor, buna hakkımız yok!
Ahmet Okay
24 Mart 2015





MUTİ' Bey